31/10/2007 - aradaki fark...(yedinumara)
yusuf: keşke kralıçamı da çağırsaydık.
haydar: çağursak da gelmezdü bence..
yusuf: niye gelmicekmiş aslanım?insan güzel bi yere gitti miydi, sevdiği de şööyle yanında olsun istiyo.hele şöyle kurulsaydı karşıma, bi minder atardım altına, badik gibi bakardı eeyle..
haydar: insanın her zaman istediği olmuyo!
yusuf (tavlayı getiren garsona) :saol kardeş..(haydara) neden olmasınmış? iş ki istemeyi bilesin, iş ki kendine hak göresin....bizim aha şu gençlerden ne eksiğimiz var?
haydar: eksik değül yusuf, farkumuz var. bazen düşünüyom da sevmek, hem de canundan çok sevmek neye yeter ki?
yusuf: iki gönül bir olunca, samanlık seyran olurmuş, eyle mi?
haydar: ben onu demiyom. yani, bi kere sen köyde yetişmişsin, o şehirde. geleneklerin, alışkanlıkların farklı. onun ailesinde yeri geldi mi herkes söz söylüyo. biz de baba ne derse o olur. biz abimizin bile elini öperüz, onlar tokalaşur. onun anası askılı entari giyer, seninki yemenisiz kapıdan dışarı adımını atmaz. bizim derdimiz mahsuldür, topraktur. yağmur bizim karnumuzu doyurur, şehürlününse paçasunun kirüdür.
yusuf: sevdalı adam, korkar mı haydar kardeş?
haydar: ya cansu bacunun karşusuna başkası çıkarsa, ya başkasuna sevdalanursa, o zaman napıcaksın, hiç düşündün mü?
nurçin'e teşekkürler...
|